Halloween Sonunda Ne Oluyor? Bir İzmirli Genç Yetişkinin Düşüncelerinden
“Ne oluyoruz ya, biz kimiz?!”
Günlerden 1 Kasım, sabahın erken saatleri. Akşamdan kalma bir hâl, hala yüzümde halloween maskesiyle uyandım. İstediğimden fazla kostüm aldı, her birine ayrı para verdim, ama sabah kalktığımda kendimi bir tür film karakteri gibi hissettim. Bunu yaparken ne düşünmüştüm ki?
Tamam, Halloween aslında çok eğlenceli, ama işin sonrasında yaşananlar… Evet, Halloween sonunda ne oluyor? Bu soru, beni öyle bir sarmış durumda ki; hem gülüyorum hem de evde durup “Ya, biz gerçekten ne yapıyoruz?” diye düşünüyorum. Yani, ciddi bir şey de değil ama bir yandan da çok komik!
Biraz Huzur, Biraz Kaos: Halloween’in Sonrasındaki İzmirli Hâli
İzmir’de yaşamak da başlı başına bir fenomen ya, neyse ki. Şehirde her şey çok hızlı ilerliyor ama en sevdiğim tarafı; sabah uyanınca her şeyin kargaşa içinde olması. “Bizim Halloween’imiz nasıl bitti?” sorusuna o kadar çok farklı cevap var ki. Ama şunu diyebilirim: 1 Kasım sabahı, akşamki çılgınlıklar akıldan kolayca silinmiyor.
Gece boyunca arkadaşlarla Halloween partisine gitmek, maskelerimizi takıp eğlenmek, şeker toplamak… Tamam, buna da pek çocukça demeyin. 25 yaşında olsam da, yine de her yıl Halloween’de o ruhu yakalamaya çalışıyorum. “Evet, hâlâ takılabilirim” hissi… Ama sabah, kendimi o kostümle evde bulduğumda işin rengi değişiyor. Çünkü hayat, beklediğimiz gibi sihirli değil.
Neyse ki İzmir’in sabahları güzel. Biraz kahve, biraz deniz havası, bir de tabii o meşhur “huzurlu” kahvaltı… Ama sonra bir de bakıyorum ki, sabahın köründe uykusuz ve perişan bir şekilde kaldığım yerden devam ediyorum. Maskem hala yüzümde, ceketim tam “şık” değil ama soğuk olmalı. Halloween kostümünden daha önce çıkmaya karar verdim ama bir taraftan da acaba bir süre daha kalsam mı?
İçe Dönük Ama Eğlenceli: Benim Halloweendem Sonra Düşüncelerim
Şimdi iç sesim devreye giriyor, tabii her zaman olduğu gibi. “Yok ya, zaten kimse hatırlamaz. Bu kadar düşünülecek bir şey yok. Eğlendin, eğlenmeye devam et!” diyorum ama bir yandan da beynim sürekli devreye giriyor. Şu an hatırladığım, kostümümün hâlâ başımda olması.
“Ben, İzmir’deki diğer 25 yaşındaki insanlar gibi miyim?” diye düşünmeye başlıyorum. Dışarıda çok fazla insan var ve kimse yüzüme bakmazken, ben birileri beni Halloween kostümüyle görürse ne der diye düşünüyorum?
Sonra birden fark ediyorum; bu, aslında sadece bir giyim meselesi değil, derin bir kimlik krizi. “Yani gerçekten ben böyle miyim? Yılın bir gecesinde maskeli, eğlenceli, komik bir insan olurken, geri kalan zamanda kimim ben?” diye soruyorum. Yani, en derin felsefi sorular ve Halloween sonrasındaki kafa karışıklığı.
Sonra Bir Gün, Tekrar Olanlar: İkinci Perde
Neyse ki, bir süre sonra “İç sesimi” susturuyorum. Çıplak ayakla parmak uçlarımla İzmir sokaklarında yürümeye başlıyorum. Maskem hâlâ var, ama kimse anlamaz. Yolda birine çarpıyorum.
“Beni tanıdın mı?” diye soruyorum, gülerek. Adam şaşkın bir şekilde bakıyor. “Yok, sen de kimsin?” diye yanıtlıyor. Bu kadar havalı bir ortamda, kimse seni maskeli görmek istemiyor. Şimdi, kimseye Halloween’in sonunda ne olduğunu sormuyorum.
Ama sanırım hala kafamda bir soru dönüyor: Halloween neden bu kadar fazla bir sarmal yaratıyor? 31 Ekim’i, eğlenmenin zirveye ulaştığı geceyi, ertesi günde normale dönmeye nasıl alışacağız? Öyle ya, bir gün “spider-man” olabilirim ama ertesi gün her şey sıradan olmalı.
“Kalk, Sosyal Medya Kontrolü Yapalım”
Sosyal medyada ne oluyor, diye bir bakıyorum. En sevdiğim şey, arkadaşlarımın maskeli fotoğraflarına bakmak. Herkesin gülümsediği fotoğraflar… ama bana göre en komik olanı şu: O kostümlerin altındaki insanlar, bir sonraki gün içsel bir hesaplaşma yapıyorlar. “Gerçekten ne yapıyoruz, ya? Ben karnavaldayım, ama normalde ‘İzmirli’ diye tanınmak zorunda değil miyim?”
“Arkadaşlar, öyle ya da böyle biz yine de insanız,” diye düşündüğümde, birinin paylaştığı korkunç maskeli fotoğrafla karşılaşıyorum.
O an kahkahalarımı tutamıyorum.
Sonuçta, Halloween Sonrası Ne Oluyor?
İzmirli bir genç yetişkin olarak Halloween sonrası her şeyin bir şekilde geçici olduğunu fark ediyorum. Maskeler düşüyor, kostümler çıkıyor, ama bir şey kesin: Halloween’in bitmesiyle, gerçek hayat yeniden başlıyor.
O yüzden, bir sonraki Halloween’e kadar kolları sıvıyorum. Şu an Halloween sonrası için tek düşündüğüm şey, “Ben de her şeyi fazla düşünmüyor muyum?” Herkesin “korkunç” olacağı bir dünya yerine, sabahları kostümsüz bir şekilde hayatı daha fazla takılmadan yaşamanın keyfini çıkaracağım.
Beni tanıyanlar ise hep söyler: “Yine maskesiz dolaşıyorsun.” Evet, ama bir tek Halloween’de değil!